SEKİZ MART, MART’IN SEKİZİ

SEKİZ MART, MART’IN SEKİZİ

SÜLEYMAN ÇETİNOĞLU

Yüreğin kadar şiirleşiyor samimi olunca kelimeler. Ektiklerim;
Tövbe, gözyaşı ve kalp devrimi. Her uyandığımda çektiklerim
Düşe kalka şekillenmiş bir iradem. İşte ben onunla eftiklerim.
Ruhumla şahsiyetimin yeniden yoğrulduğu yitiklerim, tiklerim.

Yemin etmiş dürüste huzur vermemeye hudutlarda haydutlar.
Acının ruhunu kavrayabilirler mi mevsimsiz murtlar, karadutlar?
Çamur-çayır bilmez din sosuna batırılmış köhne kültür elinde
Geldi Sekiz Mart, yaşadığımız tarihsel kesit; ashab-ı Uhdutlar!

Analara kıyan Anadolu oldu buraları kadim Kadın Dernekleri!
Selpak kutusuna sığan bebeklerin o kalp atışları da örnekleri.
Haberi bile yok dizi düşkünü, dizierkil toplumun ey Yasemen!
Ne başörtüsü kurtarabilir tarihin ve kaderin elinden, ne ekleri.

Terörist ilan ediyorlar kafalarına göre herkesi; uyar mı edebe?
Kalır mı sandınız boğazlardaki ilmik, bu şatafat, bu debdebe?
Ne Eylül ıslak coplarına benzer ne soğuk Şubat prangalarına!
Analar tutuklu, çocuklar mağdur ne eder dede, kanaatkâr ebe?

Gezer dururuz adım adım ümit dünyasında biz; burada eririz,
Bu toprağın meyvesiyiz biz, burada doğduk, burada yeşeririz.
Yalanda yaşamayı reddedenlerle dolu bugünkü hapishaneler;
Ağır, sessiz dönüşümlerde saklıdır ümidimiz, eviririz, çeviririz.

Ben de bu topraklarda doğdum. Babam, dedem ve ninem de!
Yerli, milli okullarında yetiştim Cumhuriyetimin, katıksız hem de.
Yunan mı? Ermeni mi? Pakrudini miyim öz yurdumda sızacak?
Türkçe konuşur, ‘Türk’çe davranırım ezelden beri öz yöremde…

Mahpus bebeklerin ülkesi; bu işin yok sağı-solu; onuru ve ünü.
Affetmeye filan da çalışmıyorum ha! Boş veriyorum artık dünü!
İlişmenin alası yapıyorlar gençlere, kadınlara, ailelerine bugün!
Bugün sekiz Mart Kadınlar Günü ve Dünya Kadınlarının Günü!

Hey Kadın Dernekleri! Analarıyla beraberken çocuklar kodeste!
Bütün duygularına el koyuyorlar üst aramalarında, her nefeste.
Umut dolu ufuk zenginliği deyip, altında kalmışız o bilinçaltının,
Göçün dalgaları sarmış erdem ve adalet devletini deste deste.

Neredesiniz ey kadim Kadın Dernekleri? Bugün Martın sekizi.
Yer bırakmıyorsunuz kaleme de kelama da çiğnerken o sakızı.
Bebeklerle analarının dramlarıyla doldu ülkemin hapishaneleri.
O dramlar; soykırımın hızlandırılmış versiyonu ya da ruh ikizi.

Siz yıldızların gümüş kahkahasını izlerken elleri sodalarında
İzini sürüyoruz insan zihninin duygularının terapi odalarında.
Hangi suçu işlemiş de bebeğini hapiste büyütür bir öğretmen?
‘Penceresi cam cama’ türküsü söyler kodeslerde sedalarında.

Patiska kumaşlarına sarmalamış nice Merd-i Kıptîler dününü.
Güçlendikçe laubaliler ortaya çıkarıyorlar derunlardaki ününü.
Cezaevlerinden bilmem ki kaç tabut çıkınca soğuyacak içiniz?
Zehir ettiniz ya annelerin kaç gününü, kadınların kaç gününü!

Tarihin karanlık dehlizlerinde kaybettiği canavarın ardışıkları!
Benzer miraçlar yaşar kaderin azizliği karşısında hak âşıkları.
Bir PDF dosyasıyla başlayan bu hikâyelerde Kadın Dernekleri,
Açılış sahnesi olur bir gün rejimin son perdesinin o kırışıkları.

Sunarken dualarla gergef gergef işlenmiş nice beyaz dilekçe;
Anneler Günü de tutsak edilmiş, ister Türkçe isterse Frenkçe.
Bu kadınlar ki; dünün Nene Hatununa, Hala Sultanına denk!
Aynı oranda çoğalıyor yine imanla cesaret mertçe, ahenkçe.

Uymadığınız farzlarınız var, tutmadığınız sözler; eğitim şart!
Bildiğimiz vitrinlik, şirinlik, bir de bilmediğimiz derinlik, iki kart.
İsteyerek, bilerek, gözün içine bakarak yaptı her şeyi herkes.
Kanayan vicdanlar ülkesi! Yine geldi çattı; bugün Sekiz Mart.

DUALARIN KÜLLİYET KAZANMASI

8 Mart 2026

KATHARSİS

8 Mart 2026

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir