Description
SWAHİLİ HİKAYELERİNİN YAZILIŞ HİKAYESİ
Dedemin kırmızı kapaklı bir not defteri varmış. Gittiği yerlerde duyduğu ilginç kelime, deyim ve hikayeleri o defterine not alırmış. Bunu bana dedemi tanıyan köylüler aktarmıştı. Onlardan köyün geçmişiyle ilgili şeylerden sorunca söylemişlerdi. Dedemden bana miras kalan bu özelliği galiba.
Rusya ve Hindistan’da bir süre bulundum. Rusya’da eğitim hatıralarımı not aldım. Ortaya 900 sayfayı tutacak bir kitap hacminde hatıralar çıktı. 1994-2003 arası Rusya’da hayattan kareler sunuyor. Yıllar geçtikçe kıymetlenen hatıralar bunlar.
Hindistan’da da kitaplarda rastlanmayacak notlar aldım. Bir kısmı yaşadığım ilginçlikler, bir kısmı tanıştığım insanlardan notlar. Bir kısmını ‘Hindistan Kendini Yavaştan Sevdirir’ adı altında toplayıp iki kapak arasına koydum. İçinde Hindistan kültürüne ait ‘Ekber Birbal Hikâyeleri’ de var.
Tanzanya’da da boş durmadım. Bir milletin kültürünün kodları halk hikayelerinde saklıdır. Swahili kültürü çok derin ama şifahi bir kültür. Çok azı yazıya geçirilmiş. Düşünsenize, Afrika üzerine bir jurnal var, yazarların 90’ından fazlası Afrika dışından.
Ofisime sık sık gelip bana bahçesinde yetiştirdiği çok lezzetli muz, ananas, papaya, passion, kasava, çilek gibi meyve ve sebzelerden getirip hediye eden, çiftçilikle uğraşan Habibu Swedi adlı bir dostum vardı. Bir gün getirdiği meyvelere teşekkür edip, “Dedeniz ve nineniz size hiç hikaye anlatır mıydı?” diye sordum.
“Elbette!” diye cevap verdi.
“Bundan böyle her gelişinizde sizden enfes meyvelerinizin yanında o dinlediğiniz hikayelerden de istiyorum.” dedim.
Şaşırdı, “Tabii ki!” dedi, onun o kendine has Afrikavâri kahkahasıyla.
Sonraki gelişlerinde dediğini yaptı. O anlattı, ben yazdım; o anlattı ben yazdım. O İngilizce anlattı, ben Türkçe kaydettim. Anlamadığım kısımları tekrar sorup düzelttim. Her gelişinde bir hikaye anlattı. Her hafta ofisimi ziyaret etti. Bazı hikayelere önceden aşinaydım. Hatta Nasrettin Hoca’nın ‘Kazan’ hikayesini bir Afrikalıdan dinlemek epey eğlenceli oldu. Habibu hikayeyi anlatırken gözlerinden yaşlar gelerek anlattı. ‘Binbir Gece Masalları’ gibi o da ’30 Hafta Hikayeleri’ anlatmış oldu. İngilizcede ‘Bed Time Stories’, Türkçede Uykudan Önce, Tanzanya’da bir ateş yakılıp başında anlatıldığı için ‘Ocakbaşı Hikayeleri’ denebilecek bir çalışma bu.
Bu projemi anlattığım bir kaç dostum da katkı olsun diye kendi bildikleri hikayeleri anlattılar. Böylece bir kitap ebadında çalışma oldu. 9 yıl havasını solukladığım Swahili kültürüne bir katkı da benden olsun. Şifahi kültürü yazılı kültüre çevirmede ‘çam sakızı çoban armağanı’ kıymetli bir katkı olduğuna inanıyorum.
Ali Akkız

Yorumlar
Henüz inceleme yok.