YORGUN YAĞMUR


Parmaklarımdaki izler yoruldu titremekten

Sonra bir el dokundu yürekten

“Korkma dostum; bendesin, yürektesin, candasın!” dedi

“Artık korkmak yok, güvendesin gerçekten.

Bana inanmalısın yürekten!”

Description

Beni, şiirin, ne Sümerlerin Gılgamış Destanı’na kadar uzanan köklü tarihi ne ilk şiirlerin Çinceden çıktığı ne halk şarkılarından veya Sanskritçe Vedalar, Zerdüştlük inancının Gatalar’ından ne de Homeros’un İlyada ya da Odysseia’sından ortaya çıkması ilgilendiriyor.
Beni, şiirin “Şiirde zaman nedir veya şiir hangi zamana aittir ya da hangi zamanı anlatmalı?” sorularına verdiği cevaplar ilgilendiriyor.
Tarihin akıp giden veya akıp gelen zaman ırmağına devirler boyu nice söz, kelime veya kelam katıldı. Zaman ırmağı, sözlerin kelimelerin ve kelamların her katılmasında daha coşkulu akmaya başlamıştır. Tarihin bu coşkun zaman ırmağını besleyen derelerin, çayların, ırmakların insanlık vadisinde hangi bahçeleri, hangi bağları hangi ova-obaları suladığı önemlidir.
Bu bağ ve/veya bahçelerde yetişen ürünlerin acı veya tatlı olmasının, faydalı veya faydasız olmasının hiçbir hükmü yoktur. Acı veya tatlı ya da faydalı-faydasız, kime ve neye göredir. Devedikenin birinin eline batması devedikeninin gereksiz ve faydasız olduğu anlamına gelemez. Belki de soframızda tükettiğimiz balda o deve dikeninin katkısı vardır. Bilemeyiz.
O yüzden tarihin zaman ırmağına katılmış her kelam, her söz, her kelime değerli ve anlamlıdır.
Şiir tariflere sığamaz. Şiir ne ses ne söz ne mutlak gerçeklik ne de güzeli aramaktır. Şiir candır, sosyolojidir, psikolojidir, hayattır, varlıktır.
Elbette ki şiir, kelimelere yeni ve farklı anlamlar yüklemek, yeni yorumlarla kelimelere boyut kazandırmaktır. Kelimelerin anlam değerlerinden yeni duygular, yeni zevkler oluşturmak için ruhun ilham haddesinden geçmesi şiiri özgün kılar ve sanat eseri yapar. Dilin insana sunduğu seslerin kelimelerde sevişme hali olan Asonans, aliterasyon, yansıma, ritim ve ahenk gibi sanatsal ögeler, şiire bir musiki sunar. Bunlar sokağın dili değil şairin dilidir. Şiir, yazarken şaire aittir. Yazdıktan sonra ise sokağa aittir.
Sokakta ne yaşanıyorsa şiire dairdir ve şiire aittir. Çünkü şiir candır, sosyolojidir, psikolojidir, insandır, varlıktır. Şiiri insandan kimse ayırmaz. Çünkü doğduğu yer şairin sinesi ise şairler de insan ve insanlığın sinesidir. İnsanlığa ve insanlara ait ne varsa o sinede olabilir ve o sineden gelebilir.

Gökmenzâde

Book Details

Dil

Türkçe

e-book ISBN

9798215336021

Kelime sayısı

7.624

Yayın tarihi

1 Şubat 2023

Author

Tuba Toprak

Yorumlar

Yorumlar

Henüz inceleme yok.

İlk yorum yapan siz olun

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir